Blockchain Teknolojisi ve Tapu Kayıtlarının Geleceği
Bu yazı, büronun önceki internet sitesinde yayımlanmış arşiv içeriğidir.
2009 yılında tüm dünyayı sarsan ekonomik krizin yarattığı güvensizlik ortamında, Satoshi Nakamoto mahlaslı kullanıcı (kim ya da kimler olduğu halen bilinmiyor) internet üzerinde 9 sayfalık bir makale yayımladı; bu makale Bitcoin adını verdiği elektronik bir para birimiyle alakalıydı. İlk başlarda dar bir çevrede kullanılan Bitcoin, sağladığı yüksek anonimlik, takip edilemezlik ve desantralize yapısı nedeniyle önce yasa dışı işlerin ödeme aracı olarak gündeme geldi; daha sonra küresel çapta popülerlik kazandı ve değeri yüzlerce kat arttı.
Tüm bu hikâyenin arkasındaki teknoloji ise: Blockchain.
Yirmi birinci yüzyılın en önemli teknolojik gelişmelerinden biri olma potansiyelini barındıran Blockchain, esasında bir veri kayıt sistemi. Veriler bloklar halinde tutulmakta, bloklar birbirine bağlanmakta (adındaki chain/zincir buradan geliyor); her blok bir önceki bloğun özetini içermekte, sisteme yeni eklenecek blok önceki blokların verileriyle çelişmemek zorunda. Aksi hâlde önceki kayıtlara uymayan bloklar ağ tarafından kabul edilmez. Bu doğrulama işlemine Mining adı verilmekte; Mining yetkisi ağa erişimi olan herkese ait, yani yapısı gereği belli bir otoriteye veya regüle edici kuruma ihtiyaç duymuyor. Önceki bloklarda kaydedilmiş veriler artık değiştirilemez ve tüm veriler geriye dönük olarak izlenebilir; bu da ağın şeffaflığını sağlar. Bu kayıt listesi ağdaki kullanıcılarda dağıtık hâlde bulunur.
Desantralizasyon
Desantralizasyon kavramı, merkezsizleştirme diye Türkçeleştirilebilir: belli bir merkezi otoritenin olmadığı, sistemin dağıtık hâlde olma durumu. Santralize bir sistemde veri, belli bir kişinin veya kurumun kontrolündedir; o kişi/kuruma ait sunucularda tutulur ve verilerin depolanması, düzenlenmesi, erişime açılıp açılmayacağı veri sahibinin iradesindedir. Örnek verecek olursak: Türk Lirası için Merkez Bankası, tapu kayıtları için Tapu Müdürlüğü, motorlu taşıtlar için sicilleri tutan ilgili kamu kurumları.
Desantralize yapıdaki blockchainde ise veriler, ağdaki her kullanıcıda dağıtık hâlde bulunur; üzerlerinde değişiklik yapılması mümkün değildir ve ilk bloktan son bloka kadar tamamına erişilebilir. Bu yönüyle Torrent'e benzer: bir dosyayı tek bir merkezden değil, ağdaki diğer kullanıcılardan parça parça indirirsiniz ve aynı anda başkalarına yüklersiniz; sistem belli bir veri merkezi olmadan kendi kendini döndürür.
Birçok hukuksal işlemi yaparken noter, tapu sicili gibi herkes için bağlayıcı üçüncü kişi ve kurumlara ihtiyaç duyarız; bu ihtiyacın arkasında güvenin tesisi yatmakta. Blockchain'in desantralize yapıda olmasının hukuk alanındaki en büyük etkisi, merkezi veya özel bir üçüncü otoriteye ihtiyaç duyulmaması; çünkü sistem kriptografik yapıda ve dışarıdan müdahaleye pratikte kapalı.
Tapu Kayıtları ve Blockchain
Mülkiyetin korunması hiç kuşkusuz devletin en önemli fonksiyonlarından biri; bu korumayı sağlayabilmek için mülkiyete ilişkin verilerin belgelenmesi ve kamusal erişime açık olması gerekir. Günümüzde modern devletlerin hemen hepsi, egemenlik alanlarındaki taşınmazların kime ait olduğuna dair detaylı kayıtlar tutuyor. Bu kayıtların önemli bölümü hâlâ kâğıt esaslı yöntemlerle tutulmakta; iki bin yıl önce Roma'da kullanılan sistemden pek de farklı değil yani. Bu arkaik metot, isim ve baba adı gibi temel verilerde yapılan basit hataların yıllar süren davalara dönüşmesine, ciddi maddi ve zamansal kayıplara yol açıyor.
Bu noktada Blockchain, desantralize ve kripto güvenlikli yapısı sayesinde kâğıt esaslı kayıt sistemine önemli bir alternatif hâline gelmekte. Bazı devletler tapu kayıtlarının tutulmasında bu teknolojiyi kullanmaya şimdiden başladı:
- Haiti, tapu kayıtlarını kâğıt esaslı tutan ülkelerden biriydi; 2010 depreminde tapu kayıtları dahil birçok yazılı belge kullanılamaz hâle geldi ve elinde hiçbir belge kalmayan çiftçiler mülkiyetlerini mahkemelerde ispat etmeye çalıştı.
- Gürcistan, 2017 yılında bu sistemi kullanmaya başladı; kısa sürede yüz binlerce taşınmazın kaydı blockchain ağına eklendi.
- İsveç'in tapu kayıtlarını tutan resmi kurumu Lantmäteriet, taşınmaz kayıtlarının blockchain ile saklanmasına yönelik pilot projeler yürüttü; yalnızca kâğıt ve arşivleme maliyetinden yıllık yüz milyon Euro düzeyinde tasarruf hedeflendi.
- Dubai hükümeti de resmi işlemlere dair kayıtların blockchain ağına taşınmasını hedefleyen kapsamlı bir dönüşüm programı başlattı.
Blockchain'in hukuk alanındaki potansiyel kullanımı elbette tapu kayıtlarıyla sınırlı değil; teknoloji geliştikçe ve oturdukça Türkiye'de de bu alanda girişimlerde bulunulacağı açıktır.